İlişkilerde Kim Haklı? (Ben Haklıyım, Sen Haksız?)
İlişkilerde sıkça karşılaşılan "Kim haklı?" sorusu, aslında çözümden çok bir çıkmazı işaret eder. İki farklı bireyin, iki farklı dünyanın bir araya gelerek ortak bir yaşam inşa etmeye çalıştığı bir ilişkide fikir ayrılıklarının yaşanması doğaldır. Her bireyin bakış açısı, geçmiş deneyimleri ve duygusal tepkileri farklıdır; bu da olaylara farklı açılardan bakmalarına neden olur. İşte bu farklılıklar, bir ilişkinin doğasını zenginleştiren ancak zaman zaman çatışmalara da yol açabilen unsurlardır.
Ancak, seans odasında çoğu kez şu soruyla karşılaşıyorum: "Kim haklı?" Bu sorunun arkasında genellikle taraflardan birinin haklı bulunması ve diğerinin haksız ilan edilmesi gibi bir beklenti yatıyor. Ancak şu gerçeği kabullenmek çok önemlidir: Haklı olmak, her zaman mutlu olmak anlamına gelmez. İlişkilerde mesele, haklı ya da haksız tarafın belirlenmesi değil, tarafların birbirini anlaması ve ortak bir yol bulmasıdır. Bu nedenle şu noktayı unutmamak gerekir: İlişkilerde aslında tek bir "doğru" yoktur; farklı perspektiflerden doğan birden fazla gerçeklik vardır.
Haklı-Haksız Kalıbından Çıkmak
Bir tartışma veya fikir ayrılığı durumunda tarafların birbirine yönelttiği "Ben haklıyım, sen haksızın" çıkışı aslında çözümden çok bir kopuşu işaret eder. Bu kalıp, tarafların birbiriyle empati kurmasını engelleyebilir ve ilişkide uzaklaşmayı tetikleyebilir.
Bir ilişkide esas olan, haklı veya haksız tarafı belirlemek değil, her iki tarafın da kendi bakış açısını ifade edebileceği bir alan yaratmaktır. Çünkü çoğu zaman, bir tarafın haklı diğerinin haksız olması gibi net bir gerçeklik yoktur. Bunun yerine, her iki tarafın da kendi gözünden "doğru" olanı ifade ettiği farklı gerçeklikler vardır.
Ortak Bir Dünya İnşa Etmek
Bir ilişkide fikir ayrılıklarına karşı daha yapıcı bir yaklaşım, "Kim haklı?" sorusunu sormaktan vazgeçip, "Birlikte nasıl bir çözüm bulabiliriz?" sorusunu sormayı gerektirir.
- Empati kurun: Tartışma sırasında partnerinizin görüşünü anlamaya çalışın. Olaylara sadece kendi bakış açınızdan değil, onun perspektifinden de bakmayı deneyin.
- Duyguları dile getirin: "Sen hep böylesin" gibi genellemeler yapmak yerine, "Bu durumda böyle hissettim" şeklinde duygularınızı ifade edin.
- Ortak payda arayın: Tartışmanın sonunda kazanan bir tarafın olması ilişkiyi yıpratabilir. Bunun yerine, her iki tarafın da memnun olabileceği bir çözüm bulmaya odaklanın.
Haklı Olmak Mutlu Olmak Değil
Unutmayın ki, bir ilişkide haklı çıkma arzusu zamanla ilişkide uzaklaşmayı ve yıpranmayı beraberinde getirebilir. Oysa ilişkilerin temel amacı, bir tarafın haklı olmasından ziyade, her iki tarafın da mutlu olabileceği bir bağlantı kurmaktır. Bu nedenle, bir tartışma anında kendinize şu soruyu sorun: "Haklı olmamı ispatlamaya mı çalışıyorum yoksa ilişkimizin iyiliği için bir çözüm bulmaya mı çalışıyorum?"
Birlikte terapi ya da danışmanlık almak, bu anlamda atılabilecek en güzel adımlardan biridir. Çiftler, tarafsız bir uzman eşliğinde birbirlerini daha iyi anlayabilir, ortak noktalar bulabilir ve ilişkilerinde daha sağlıklı bir iletişim kurabilirler.
Sonuç olarak, ilişkilerde haklı-haksız tartışmasından çıkarak, ortak bir anlayış ve empati zemininde buluşmak çok daha sağlıklı ve uzun soluklu bağlar kurmanızı sağlayacaktır.