Uyku, beynin aktif olarak çalıştığı bedenin nörofizyolojik onarım ve toparlanmasının sağlandığı, uyanıkken gerçekleşen öğrenmelerin ayıklanıp depolandığı, hormonların düzenlendiği, yeni bir güne başlama enerjisinin yenilendiği bir hazırlanma sürecidir. Gece uykusunun süresi birçok faktöre bağlıdır. Uyku süresini ve uyku evrelerinin dağılımını etkileyen en önemli faktörlerden biri yaştır. Ayrıca cinsiyet, beslenme, egzersiz, medya gibi faktörlerde uykuyu etkilemektedir. Birey yaş aldıkça uyku süresi azalmaktadır.
Uyku kalitesi; Bireyin uyandıktan sonra kendisini yeni güne hazır hissetmesi, zinde ve formda olması durumudur. Uyku kalitesinin uykunun derinliği ve dinlendirici olması gibi öznel yönleri olması yanı sıra, uyku süresi, uyku latansı (yatağa girdikten sonra evre 1’e kadar geçen süre) bir gecedeki uyanma sayısı gibi uykunun niceliksel yönlerini de içermektedir.
Uykusuzluk yeterli süre ve elverişli bir ortam olmasına rağmen uyku süresinde, kalitesinde ve bütünlüğünde yetersizliğin olması ve uykuya başlayamama durumunun yaşanmasıdır. Uykusuzluk bozukluğu (insomnia)uykuya dalmada zorluk yaşama, gece sık uyanma, sabah çok erken uyanıp tekrar uykuya dalamama şikayetlerini içerir.
Araştırmalar, uykusuzluğun toplumda çok yaygın olarak görülen hastalıklardan biri olduğunu ve ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını ortaya koymaktadır. Uykusuzluğa neden olan birçok iç ve dış faktör bulunmaktadır. Dış faktörler arasında geçici stresler, önemli yaşam olayları (örneğin kaza, eğitim, hastalık, ebeveyn boşanması, ölüm vb.), aşırı sıcak veya soğuk, gürültü, rahatsız yatak, ilaç bırakma, yüksek rakım ve alışılmadık koşullarda uyuma gibi durumlar yer alır. İç faktörler ise yoğun anksiyete, aşırı endişe ve depresif duygudurumunu içerir.
Uyku bozukluğu, birçok hastalığın ilk belirtisi olabileceği gibi, bazı hastalıklarla eş zamanlı olarak ortaya çıkabilir ya da belirli hastalıkların şiddetini artırabilir. Bu nedenle, tanı ve izlenmesi oldukça önemlidir.
Uykusuzluk değerlendirilirken, detaylı öykü alınmalı, uyku alışkanlıkları irdelenmeli, soruna yönelik laboratuvar inceleme ve ölçümleri uygulanmalıdır. Uykusuzluk tedavisinde, Uykuda bozulmaya neden olan madde ya da ilaç kullanımı düzenlenmeli, tıbbi hastalıklar gibi ikincil etmenlerin ortadan kaldırılması sağlanmalı, uyku hijyeni eğitimi verilmeli, fototerapi, gevşeme egzersizleri, akupunktur ve bilişsel davranışçı terapiler kullanılabilir. Uyku sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmezdir. Vücudumuzu fiziksel ve ruhsal olarak dinlendiren ve yenileyen yaşamsal işleve sahiptir. Normal sağlıklı bireylerde bile zaman zaman uykuda bazı olumsuz değişiklikler yaşanabilmektedir. Uykunun bir bozukluk olabilmesi için uyku probleminin 3 ay devam etmesi, mesleki ve sosyal işlevselliği negatif yönde etkilemesi gerekmektedir. Uykusuzluk probleminin çözümü için bilişsel davranışçı terapi (BDT) ilaç tedavileri kadar etkili bir tedavi yöntemidir ve uzun vadede etkin bir şekilde iyileşme sağlar.