Ruh Coğrafyasında Bir Yolculuk:
İnsanı Bir Bütünle Buluşturmak:
Merhaba, ben Psikolog İbrahim Güngör.
Hayatın anlamını arayan her bir yolculuk, önce insanın kendi içindeki o kadim sorularla başlar. Benim hikayem de 1988 yılında Denizli’de filizlendi, ancak sınırları kıtalarla, dilleri medeniyetlerle, ilmi ise insanın hem madde hem mana yönüyle harmanlanmış bir arayışın hikayesine dönüştü.
Hakikatin İzinde:
İlahiyattan Tarihe, Tarihten Psikolojiye Eğitim hayatım, sıradan bir akademik kariyerin çok ötesinde, insanın
"ne olduğunu" anlama gayesiyle şekillendi.
Sudan’da, Hartum Üniversitesi’nde Psikoloji ve Tarih bölümlerinde çift anadal yaparken, eş zamanlı olarak İlahiyat biliminin derin sularında yol aldım. Bu süreç bana; insanı sadece mekanik bir model olarak görmenin ötesinde, ruhun o metafiziksel, manevi ve tarihsel kültürel derinliğiyle anlamayı öğretti.
Arapça, İngilizce ve Rusça dillerini bizzat yerinde tecrübe ederek; 40’tan fazla milletin acısına, neşesine, geleneğine ve inancına şahitlik ettim. 20 farklı ülke insanıyla aynı çatı altında yaşamak, bana dünyanın hiçbir kütüphanesinde bulunamayacak bir
"insan külliyatı" sundu. Bugün danışanlarıma sunduğum psikolojik danışmanlık ve rehberlik, işte bu çok kültürlü ve multidisipliner birikimin süzülmüş halidir.
Bilimsel Yetkinlik ve Küresel Entegrasyon:
Mesleki donanımım, akademik bir ünvanın ötesinde, yıllar süren kıtalar arası derinliğe sahip olan uzmanlık eğitimleriyle perçinlenmiştir.
Türkiye’nin en saygın merkezlerinden aldığım 4 yıllık Bütüncül Psikoterapi eğitiminin yanı sıra; EMDR, BDT, DOT, MASTERSON, KOHUT ve Aile Danışmanlığı gibi dünya standartlarındaki ekollerde uzmanlaştım.
SEPI (Society for the Exploration of Psychotherapy Integration) üyesi olarak, dünya bütüncül psikoterapi ile tam bir uyum içinde çalışıyorum. Benim için danışmanlık süreci; her biri ayrı birer şifa aracı olan bu ekollerin, sizin biricik ruh yapınıza göre sanatsal bir incelikle harmanlanmasıdır.
Dimağ Psikoloji:
Öncü Bir Vizyon,
Güvenli Bir Liman;
Bugün Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde psiko-sosyal merkezlerinin liderliğini yürütürken ve kurucusu olduğum Dimağ Psikoloji Enstitüsü’nde ergen ve yetişkinlere rehberlik ederken en büyük motivasyonum: Etik değerlerden ödün vermeden, bilimin ışığını kalbin şefkatiyle birleştirmektir.
Bağımsız ve özgün çalışma disiplinim, danışanlarım için sarsılmaz bir güven alanı oluşturmaktadır.
Kurumsal liderliğimizin arkasında; her bir ruhun potansiyeline duyduğumuz sarsılmaz inanç, çalışma azmimiz ve hayata duyduğumuz o neşeli bağlılık yatar. Kalb ve aklı birleştiren, nadir bulunan özgün bir yapıya sahip olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Neden Buradayım?
İnsanın kendini bildiği, yaralarını fark ettiği ve o muazzam potansiyelini açığa çıkardığı an; hayatın en mutlu anıdır. Ben, reçeteler sunan bir uzman değil; bu kadim keşif yolculuğunda danışanlarıma bilimsel derinlik, manevi farkındalık ve içten bir şefkatle eşlik eden bir yol arkadaşıyım.
Bir Dönüşüm Hikayesi:
Seans odasının mahremiyetinde başlayan o sessiz yolculuğun, bir insanın gözlerindeki parıltıya, ses tonundaki huzura ve hayatındaki köklü dönüşüme evrilmesi; benim için mesleki bir başarıdan öte, insani bir ödüldür.
Danışanlarımın, zihinlerini kuşatan o ağır yüklerden sıyrılıp kendi öz hakikatlerini fark ettikleri an; hayatın yeniden başladığı andır. Onlardan gelen; "Artık nefes alabildiğimi hissediyorum", "Kendi potansiyelimi ilk kez bu kadar net görüyorum" veya "İçimdeki neşeyi yeniden buldum" gibi her bir geri dönüş, bizim Dimağ Psikoloji Enstitüsü olarak çalışma azmimizi besleyen en kıymetli kaynaktır.
Bu dönüşümlere şahitlik etmek, sadece bir uzman olarak değil; bir insan olarak da ruhumu besleyen en büyük motivasyondur.
Sizin dünyanız, benim için keşfedilmeyi bekleyen en değerli coğrafyadır.
Sağlıcakla, muhabbetle ve her daim ümitle kalın.